Ekim Hasbihal

SORUNLARIMIZ SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRMEDİĞİMİZDENDİR 

 

         Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam O’nun Resulüne, Âline, Ashabına ve bütün inananların üzerine olsun. 

 

Dünyaya hakikatin, hayrın, güzelliğin peşinde olmak için gönderilen insan; ne hazindir ki hedefinden sapmış, hazzın ve hızın peşinde koşar olmuş, kendisine bahşedilen zekâsını, duygusunu ve iradesini dosdoğru yolda kalabilmek adına kullanmamış, hem kendine hem de çevresine zarar verir duruma gelmiştir.  

Hâl böyle olunca “çözümde rol almayan, sorunun bir parçası olur.” düşüncesinden hareketle bize düşenin de, elimizden geldiği kadarıyla sorumluluklarımızın bilincinde bir şeyler yapabilmek, çözüm önerileri sunabilmek olduğunu düşünüyorum. İnsanların içine düştüğü bu durumdan en çok etkilenen kurumun aile, özellikle de ailede kadın olduğunu görüyorum. Uzun yıllardır sürdürdüğüm sivil toplum çalışmaları ve verdiğim danışmanlık hizmetlerinde kadınların ve ailelerin sorularını daha yakından gözlemleme imkânım oldu. Bu gözlemler, çoğu zaman içimi acıttı. Beni asıl şaşırtan, şimdiye kadar bu sorunların kaynağının büyük oranda maddî yetersizlikler olduğunu düşünürken, daha yakından olayları incelediğimde durumun hiç de sanıldığı gibi olmadığını gördüm. 

 

Gözlemlediğim aile içi sorunlardan birkaçını saymak gerekirse; iletişimsizlik, maddî ve manevi şiddet, gelin-kayınvalide sorunu, televizyon ve bilgisayar bağımlılığı, aşırı tüketim, zaman israfı, bilinçsiz harcamalardan doğan sorunlar, aldatmalar, eğitimsizlik ve ekonomik sorunlar başlıca problemler olarak öne çıkmaktadır. Tüm bunlara bağlı olarak, psikolojik sorunlarda da had safhaya varan bir artış söz konusudur. 

 

Şehrimizde son yıllarda boşanma oranları ciddi oranda arttı. Okullardaki rehberlik hocaları, öğrencilerin ebeveyn boşanmalarına bağlı çok büyük sorunlar yaşandığını ifade ediyorlar. Ne yazık ki tüm bu sorunların yaşanmasında hem kadınların hem de erkeklerin hataları var. Her iki taraf da sorumluluklarını yerine getirmekte sıkıntılar yaşıyor. Ancak genel olarak kadınların daha zor durumda olduklarını gözlemliyorum. 

 

Erkeklerin, kadınları Allah’ın bir emaneti olarak görmeleri ve özellikle çocuk eğitimi konusunda hem örnek hem de önder olmaları gerektiğini düşünüyorum. Unutulmamalıdır ki Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadisinde; “ailelerinden, önce erkeklerin sorumlu olduğunu” buyurmuşlardır. Elbette ki kadınlar da hayırda yarışmak ve aile kurumunu ayakta tutmak için eşlerinin yanında yürek yüreğe,  onlarla birlikte olmalıdır. Toplumumuz ancak, mutlu ve üretken ailelerle geleceğe umutla bakabilir. Ancak böyle ailelerden yetişen çocuklardan iyi şeyler beklenebilir. Sorunların giderilmesinde eğitim şarttır. Bizi zorlayan işin büyüklüğü değil, nasıl yapacağımızı bilmeyişimizdir. Bu nedenle bilgi edinmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü bilgi güçtür. “İlim Çin’de de olsa alınız” buyuran bir peygamberin ümmeti olarak öğrenmek ve öğrendiklerimizi hayata geçirmekle sorumluyuz. 

 

Bu anlamda gayretimiz ibadetimizdir. 

  

Bizler elbette ki yaptığımız her şeyin karşılığını ancak Rabbimizden bekleriz. Ve sadece O’ndan yardım isteriz. 

 

Allah bizi severse, sevdirir ve sevindirir. 

 

Sevenlerimizin bol olması duasıyla. 

 

 

 

Halise MUTLU 

Sosyolog, Aile Danışmanı 

01.10.2021 Cuma / Samsun